Koku alma duyumuzun birincil organı ve daha da önemlisi nefes alışverişimizin ilk durağı olan burun konusunda öncelik estetik mi yoksa işlevsellik mi olmalı? Burun sayesinde alınan nefes, akciğerlere ulaşmadan önce ısıtılır, nemlendirilir ve temizlenir. Burnumuzun bu arıtma işlevleri, akciğerlerimiz ve sağlığımız için çok önemlidir. Peki burun estetiği olurken estetik kaygılara mı yoksa işlevselliğe mi dikkat etmeliyiz?

Burun estetiği ve sağlıklı bir nefes konusunda merak edilenleri Medient KBB Tıp Merkezi’nden Prof. Dr. İbrahim Ercan yanıtladı.

‘İKİSİ AYNI ANDA OLABİLİR’

Eskiden hastaların ağırlıklı olarak nefes alma problemleri için ameliyat istekleri olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Ercan, günümüzde kozmetik amaçlı operasyon talebinin arttığını belirtirken sözlerine şöyle devam etti: “Altını çizmek istediğim nokta, estetik operasyon isteyen bir hastanın burnunda aynı zamanda sağlık problemi varsa aynı ameliyatta bu sorun da çözülmektedir. Bazı hastalarda burunda ileri derecede bozulma bulunmaktadır. Bu tip hastalarda kozmetik düzeltme yapılmadan nefes alma zorluğu gibi burnun fonksiyonel bozukluklarını gidermek mümkün olmamaktadır. Sonuç itibariyle estetik ve sağlık amaçlı burun operasyonları birbirini bütünleyebilmektedir.” dedi.

KÜÇÜK BURUNLAR NEFES ALMA ZORLUKLARI YARATABİLİYOR

Küçük ve estetik burunların eski bir trend olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Ercan, kişinin uzun dönemde mutsuz olması ve nefes alma zorluğu yaşamasıyla sonuçlanabileceğini vurguluyor. Ercan, “Burun her şeyden önce fonksiyonlarını yerine getirmelidir. Estetik olanın küçük burun değil, yüzle orantılı ve doğal bir burun olduğu unutulmamalıdır. Burun hem fiziksel hem de hem de psikolojik olarak yaşamımızda etkili olan bir organımızdır. Burnun işlevini tam olarak yerine getirmemesi horlama, uyku apsesi, giderek artan yorgunluk gibi yaşam kalitesini düşüren birçok soruna yol açabilir. Ayrıca estetik kaygılar doğurduğunda sosyal yaşamı olumsuz etkileyebilir.” dedi.

‘ÖNCELİK SAĞLIK OLMALI’

Prof. Dr. İbrahim Ercan “Burnun estetik olarak güzel olması tercih edilebilir ancak öncelikle sağlıklı olmalıdır. Hastalar güncel trendlerden kaçınmalıdır. Bugün moda olan yarın olmayabilir. Ancak burnun şekli kalıcıdır. Dolayısıyla hasta, güncel bir trende kapılıp yaptırdığı bir estetik operasyonun sonucundan uzun vadede mutsuzluk duyacaktır. Oysa doğal ve yüzle uyumlu bir burun her zaman için güzel görünecektir.” dedi.

‘3 AY BOYUNCA HAMAM VE SOLARYUMA GİRİLMEMELİ’

Operasyonun istenilen sonucu vermesi için ameliyatın kendisi kadar hastanın ameliyat sonrası dikkat etmesi gereken noktalara uymasının önemine dikkat çeken Ercan “İlk hafta içinde göz çevresinde morluklar ve yüzde şişlik olacaktır. Bunu azaltmak için baş yukarıda olacak şekilde yatılmalıdır. Gün içinde yatmak yerine oturmak ya da ayakta dolaşmak tavsiye edilir. Televizyon ve bilgisayar başında gözleri yoracak kadar zaman geçirilmemelidir. Doktor tarafından söylenmediği sürece yüze buz uygulaması yapılmamalıdır.

Ameliyattan 48 saat sonra duş alınabilir ancak su ılık, mümkünse soğuğa yakın olmalıdır. Burun ateline su değmesinde sakınca yoktur. Sabun ve şampuan kullanılabilir. Duştan sonra havlu ile minik dokunuşlar yaparak kurulayabilir veya saç kurutma makinesiyle atel kurutulabilir. Burun temizliği yapılırken hastaya verilen spreyle burun içi yıkanmalı ardından kremle ve kulak çubuğu yardımıyla burundaki dikiş yerleri yağlanmalıdır.

Ameliyattan sonraki 1 ay boyunca ağır spor yapılmamalı, yine ameliyattan sonraki 3 ay boyunca hamam, sauna, solaryuma girilmemelidir. Bunlara ilaveten operasyonun şekline ve hastanın durumuna göre doktorunun tavsiyeleri olacaktır.” dedi.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunlarıda görmek isteyebilirsin!

Facebook Yorumları